Aliexpress TR

Güzel Ülkemin Altındere vadisi sınırları içerisinde yer alan Sümela Manastırı Türkiye’nin önemli tarihi ve turistik yerlerindendir. Sümela’ya doğru çıktıkça bunaltıcı hava yerini tertemiz miss gibi oksijenle dolu serin havaya bırakıyor. Sağa-sola nereye baksanız bir pınar, bir dere ve doğa nın eşsiz renkleri size eşlik ediyor.

Sümela ManastırıTrabzon’un, Maçka bölgesinde ki Karadağ’ın Altındere Vadisi’ne bakan eteğinde, yaklaşık 300 metre yükseklikteki ormanlık alanda kayaların oyulmasıyla yapılan Sümela Manastırı, halk arasında ‘Meryem Ana’ adıyla da biliniyor.

Hakkında çeşitli rivayetler de bulunan ve kuruluşu bilimsel verilere göre 13’üncü yüzyıla uzanan tarihi Rum Ortodoks manastırda, hizmet birimleri, misafirhane, mutfak ve ayazmanın dışında toplam 72 oda bulunuyor tam adı Panagia Sumela dır. Trabzon Kommenoslar olarak adlandırılan ve 1204 tarihinde Trabzon’da kurulan Kommenos Persliğinden 3.Alexios zamanında (1349-1390) manastırın önemi artmış ve gelir elde etmeye başlamış, Osmanlı Devleti tarafından doğu Karadeniz sınırlarının hakimiyet altına alınması, manastırın fermanlarda yazan hakların tanınmasıyla devam etmesini sağlamıştır. Hatta Fatih Sultan Mehmet Han ve Yavuz Sultan Selim Han tarafından manastıra bazı hediyeler takdim edilmiştir, Manastırın hemen girişinde su ihtiyacını karşılayan kemer birden çok gözlere sahip olmasıyla dikkati çekmektedir, Trabzon Belediyesi tarafından restore edilerek, zamanımıza kazandırılmıştır.

Sümela ManastırıUzun bir merdivenden çıkarak manastırın merkezi noktasına ulaşıyorsunuz. Girişin yanında dikkat çeken muhafız odaları bulunmakta, buralarda bulunan merdivenlerle manastırın iç mekanına girilmektedir. İçeri girdiğiniz de sol tarafta manastır için önem teşkil eden ve kilise olan odalar yer almaktadır. Hemen sağ tarafta ise kütüphane vardır. Manastırın ana ünitesi durumunda olan kaya kilisesi ve ona entegre şapelin içten ve dıştan fresklerle donatılmıştır, bu fresklerin 3. Alexios dönemine ait olduğu sanılmaktadır. Şapellerde yer alan fresklerin ise 18.yüzyıla ait olduğu sanılmaktadır ve manastır içerisinde birçok freskin kaybolduğu bilinmekte. Küçük bir şapelin duvarında resmedilen fresk, ejder ve iki aziz olan Georgios ve Demetrios’u tasvir etmektedir.

Tarihi Sümela Manastırı’nda, 2 yıl önce başlatılan restorasyon çalışmaları yüzünden Ziyarete kapatılan manastırda, ‘Yamaç ıslah çalışması’ adı altında kaya ve buz kütlelerinin düşerek olumsuzluğa yol açmaması için endüstriyel dağcılardan oluşan özel ekip çalışma başlattı. 3 aşamada yürütülen çalışmalarda 79 bin metre kare alanda kaya temizliği planlandı söyleniyor. Restorasyon çalışmaları sırasında bugüne kadar girilmemiş kuzey çatının üst sağ yamacında gizli bir geçitle ulaşılan nokta tespit edildi.

Hristiyanların tapınak veya kutsal alanı olarak kabul ettiği ‘şapel’ olduğu belirlenen alanda bugüne kadar görülmemiş ‘Cennet ve cehennem, ölüm ve yaşam’ tasviri taşıyan fresklerin yer aldığı belirtildi. Şapelin gün yüzüne çıkarılması ve ziyarete açılması için de çalışma başlatıldı. 30 metrelik yol yapılmasının planlandığı alan içindeki hasar gören fresk ve çatı kısımları yeniden onarılacak. Restorasyonu tamamlandığında ise Sümela Manastırı yeni bir ziyaret alanına kavuşmuş olacak.

Sümela ManastırıTrabzon Kültür ve Turizm Müdürü Ali Ayvazoğlu, yaptığı açıklamada bugüne kadar Sümela Manastırı’nda girilmemiş noktalara ziyaretçileri sokarak bu alanları da turizme kazandıracaklarını ve Fresklerin dökülen ve bozulmuş kısımları ile kalkmış sıvalar, eskiyen yerler elden geçiriliyor. Dışarıdan bakıldığında 5-6 katlı 72 odalı misafirhane olarak kullanılan yapı da bazı çalışmalar yapılıyor. İçeri girdiğimizde manastırın sağ tarafında bulunan eskiden kütüphane olarak kullanılan alanı da restore ediyoruz. Manastırımızı yeni gezecek ziyaretçilerimiz için bir de sürprizimiz var. Biraz daha farklı bir noktada bu güne kadar gün yüzüne çıkmamış bir kısmı görme imkanı bulacaklar. Oda bizim açılış sürprizimiz olsun söyledi.